Biraz Huzur...

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Kar Kelebeğine Mektuplar

972016TemmuzCumartesi
23.03 

Çekilmez bir adam oldum yine... uykusuz.. aksi... nalet... 

Çekilmez bir gün bugün.
Nasıl bir boşluk bu içimdeki, nasıl bir karanlık anlatamıyorum.
Öyle nefessiz kalmak kadar basit bir eylem değil.
Nefes alıyorsun ama boğazında öyle bir yumru var ki aldığın o hava, somut bir varlığa sahip olmasa bile tıkanıyor, inmiyor.
Oysa ki kan pompalamak görevi olan kalbin, bu işi yapabilmesi için oksijene ihtiyacı var ama inmiyor boğazımdan, geçmiyor.
Kalbim kalan son gücü ile atmaya çalışırken kaburgama vuruyor ve deşmek için kemikleri var gücü ile çarpıyor.
Kan pompalamaya gücü yok ama sana ulaşmak için olmayan gücünü tüketiyor.
Güzel günleri hatırlayamıyorum, kelebek.
Seni kırdığım, incittiğim şu an da durdu, zaman.
Mevsim kışa döndü ve sen kabuğuna çekildin.
Keşke mevsim hep Ağustos kalsa, keşke kelebeğin ömrü bir gün değil sonsuzluk olsa. Keşke küllerinden dirildiğin yangına seni kendi ellerimle fırlatıp atmasam.
Bak korktuğum o canavara nasıl da benziyor ellerim.
Bak nasıl da canını yakmaktan çok korkarken yaktım canını.
Bak nasıl da ellerimde paramparçasın ve paramparçayım.
Fail ve mağdur bir kişide toplanmaz diyen hocalarıma karşı çıkmak istiyorum avaz avaz!
"Hayır, hem mağduru hem failiyim bu suçun! Kendi ellerimle inşa ettiğim hapishane de kendi gözyaşlarım ile çürüyorum!"
Seni çok kelimesinin çok'un gerçek anlamını ifade edemeyeceği ve hislerim karşısında çok olmaktan utanacağı kadar çok seviyorum.
Kim söndürdü yıldızları?
Kelebek kanadında, yıldız kalıntıları vardı.
Sahi, beni sevmedin mi?
Dinle yıldızlar kayıyor, gökyüzümde ve ben karanlıktan korkarım.
Neden karanlıkta bıraktın beni?