Allah, uçmayı dahi kaderle yarattı ve ben
kendi kaderimden kaçmak istedim.
Alnıma yazılan ne varsa soyut
onu somut bir beyazlık ile silmek istedim.
Zor geliyor insan olmak.
Ben insanca yaşayamıyorum!
Ruhumun kenarına can havliyle tutunan bir uçurum çiçeği yaşamak!
Mevsim kış.
Hava rüzgarlı.
Kardelen dahi açamaz!
Ruhumun en derin ve en korkunç
ruhumun en tehlikeli
en katran siyahına bulanmış ucunda;
cılız kökleri ile çaresiz, naif ve narin
bir durum yaşamak.
Yaşamak!
Yaşamı içinde sakladığı halde, adını duyduğumda ölümü düşündüğüm yaşamak!
Yaşamak böyle zor, böyle sunturlu!
Yaşamak için bir nefes almak ve vermek; ne kolay.
Yaşayabilmek için bir nefes aldım, meğerse bir heves imiş geç farkına vardım.
Bir nefes verdim yaşamak kavgasında buldum kendimi.
Kendimi ne zaman kaybettim?
Ne zaman içimdeki kuşların kanatları kırıldı?
Biliyorum...
Anlıyorum...
Karganın da bir kuş olduğunu savunduğum için tüm bunlar!
Kavganın da bir sevda olduğunu anlatmaya çalıştığım için tüm bunlar!
İçimdekini haykıramadığım için tüm bunlar!
Yaşamak..
Yaşamak,
mücadelesini neredeyse kaybeden bir çiçek.
Ruhumun zifirinde şafak aydınlığı için açmaya niyetlenmiş bir çiçek.
Kaderle uçan kuşlardan değilim.
Yanlış.
Yanlış çünkü ben kuş değilim.
Kaderimden kaçmak istedim, insan olmaktan kaçmak istedim.
Bu bok çukuru dünyaya şiir dalı uzattım.
O, çürük bir zeytin dalı dâhi uzatmadı.
Kaybetmedim ama kaybetmek istiyorum.
Bir ömür yaşamak...
İçimde canhıraş bir mücadele veren yaşamak çiçeği...
Ben kimseyi sevmek istemiyorum.
Seversem kırılırım.
Kırılırsam kırar
Ve kırarsam pişman olurum.
Pişman olursam ölür içimdeki yaşamak!
Çiçek solar...
Kelebek öldü.
Çiçek solmasın
N'olur solmasın.
kendi kaderimden kaçmak istedim.
Alnıma yazılan ne varsa soyut
onu somut bir beyazlık ile silmek istedim.
Zor geliyor insan olmak.
Ben insanca yaşayamıyorum!
Ruhumun kenarına can havliyle tutunan bir uçurum çiçeği yaşamak!
Mevsim kış.
Hava rüzgarlı.
Kardelen dahi açamaz!
Ruhumun en derin ve en korkunç
ruhumun en tehlikeli
en katran siyahına bulanmış ucunda;
cılız kökleri ile çaresiz, naif ve narin
bir durum yaşamak.
Yaşamak!
Yaşamı içinde sakladığı halde, adını duyduğumda ölümü düşündüğüm yaşamak!
Yaşamak böyle zor, böyle sunturlu!
Yaşamak için bir nefes almak ve vermek; ne kolay.
Yaşayabilmek için bir nefes aldım, meğerse bir heves imiş geç farkına vardım.
Bir nefes verdim yaşamak kavgasında buldum kendimi.
Kendimi ne zaman kaybettim?
Ne zaman içimdeki kuşların kanatları kırıldı?
Biliyorum...
Anlıyorum...
Karganın da bir kuş olduğunu savunduğum için tüm bunlar!
Kavganın da bir sevda olduğunu anlatmaya çalıştığım için tüm bunlar!
İçimdekini haykıramadığım için tüm bunlar!
Yaşamak..
Yaşamak,
mücadelesini neredeyse kaybeden bir çiçek.
Ruhumun zifirinde şafak aydınlığı için açmaya niyetlenmiş bir çiçek.
Kaderle uçan kuşlardan değilim.
Yanlış.
Yanlış çünkü ben kuş değilim.
Kaderimden kaçmak istedim, insan olmaktan kaçmak istedim.
Bu bok çukuru dünyaya şiir dalı uzattım.
O, çürük bir zeytin dalı dâhi uzatmadı.
Kaybetmedim ama kaybetmek istiyorum.
Bir ömür yaşamak...
İçimde canhıraş bir mücadele veren yaşamak çiçeği...
Ben kimseyi sevmek istemiyorum.
Seversem kırılırım.
Kırılırsam kırar
Ve kırarsam pişman olurum.
Pişman olursam ölür içimdeki yaşamak!
Çiçek solar...
Kelebek öldü.
Çiçek solmasın
N'olur solmasın.