Biraz Huzur...

28 Temmuz 2017 Cuma

Birinci Bakış Açısı - Ankara

Sana şiirler yazmak istiyorum.
Cumartesi yağmurunun ardından doğan güneşin
içimi ısıttığı ve senin de içini ısıtacak şiirler
yazmak istiyorum.
Bir gün Cemal Gürsel'de yürüdüğümüzü düşünüyorum.
Tam olmuş, aynı olmuş, zıtlıkları yenmişken...
Sana o caddenin kirine, kokusuna inat yaprakları yüzümüze değen sardunyaların kokusu gibi
güzel şiirler yazmak istiyorum.
Kocatepe'ye çıkan yolun bizi nefessiz bıraktığının da
kalbimizi zorlandığının da farkındayım.
Ama mermer parıltılı avluda yansıyan aksimizi görüp
huzur duyduğumuz şiirler yazmak istiyorum.
Sana, taze çay yapraklarının kokusunu duyumsatacak bir şiir
yazmak istiyor
ama yapamıyorum.
Yazamıyorum.
Ben sana içimin maviliğini
Ben sana içimin serinliğini
Ben sana içimin güzelliğini şiir olup yazmak istiyorum.
Ben sana içimin katran mavisini
Ben sana içimin çöl serinliğini
Ben sana içimin çirkin güzelliğini yazıyorum.
Yani sana;
Katranı...
Çölü...
Çirkini...  yazıyorum.
Sana güzel şeyler yazmak istiyor bir yanım, gizli yanım, yaralım.
Hayatım inançlarımın cesetleri üzerinde harap ve canhıraş bir yükseklikte,
Hayatımın çatısız zirvesinde ben varım!
Saba güzel şiirler yazmak istiyorum.
Şiir yazamıyorum.
Şiir de olamıyorum.
Öleyim diyorum.
Belki ölümüm şiir olur diyorum.
Yaşamım üçüncü sayfa haberi;
ölümüme sen, benim için, son bir şiir yaz istiyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder