Biraz Huzur...

8 Nisan 2017 Cumartesi

Mut ve Müt arasında iki noktadan ibaret Ölüm

9 Eylül
Bugün, kendimden başka biri adımı seslendi. Evde yalnız başıma oturup saçma bir program izlerken kendi ismim kulaklarımdan içeri süzüldü. Arkamı döndüğümde, kimseyi görememiş olmaktan dolayı kırık hissettim. Aynı hissiz bakışlarla televizyona dönerken kendi omzuma yaslandım.
Evde benden başka kimse yoktu ama ismimi çağıran bu sessizlik de kimdi?
Tekrar arkama baktığımda kendi bakışlarımı yakaladım, parmak izleri ile kirlenmiş çatlak aynadaki yansımam gülüyordu. Ben oturuyordum, o ayağa kalktı.
Gelebildiği son sınıra kadar gelip eli ile beni çağırdı. Hâlâ korkunç bir gülümseme vardı, kıvrımları yara olmuş renksiz dudağında. Benim dudağım?  
Yerimden kalkıp aynaya ilerledim. Ayna ki sanki tek tanıdığımmış gibi beni ezbere biliyormuş gibi her bir hücremi ifşa ederken; yansımam, kendi yanağını okşadı.
Bir sıcaklık benim yanağımı buldu. Ellerim sıcaklığa dokundu.
Dudakları oynadı yansımamın, Senin iyiliğin için, diyordu. Benim iyiliğim mi? Benim iyiliğim için mi ellerini boğazına dolamıştı?
Kuvvetli bir çift avuç, nefes boruma baskı yaptı. Yansımam elleri boğazına sarılı olmasına rağmen tepki vermezken, gözlerimin kaydığını hissediyorum. Nefes alamıyorum. Su! Su!
Rengim mora dönüyor ki moru çok severim. Bu yüzden mi, nefessiz kaldığım halde sevdiğim bir renge büründüğüm için mi gülümsüyorum? Hayır, yansımam neden gülümsüyor? Gerçek olan hangimiz?
Böyleydi, maalesef. Hele bir sevmeye göreyim, nefessiz kalsam bile gülümsüyorum! Ölüyorsun aptal, gülümsemek ne haddine! 
Sevmek de haddim değil.
Hele, nefessiz kalacak kadar sevmek, asla!
Yansımam kararıyor ve karıncalar toplanıyor çatlak aynaya. Ellerim boğazımı öyle sıkı sarmış ki, ellerim olduğunu bilmesem yılan sanacağım. Hani en büyük korkum ya, hani o melun hayvanın ismi bile yetiyor ya ürpermeme. Peki neden ellerim yılan olmuş beni sokarken gülümsüyorum? Ne zamandan beri nefret ettiğim bir şeyi içimde besliyorum?  
Kararıyor.
Dünya, ayaklarımın altında pervane gibi dönüyor.
Sonra, aynadaki çatlak öyle çok büyüyor ki tuzla buz olup ayaklarıma batarken cam parçaları, ellerim cansız iki yılan gibi yana düşüyor.
Yansımam yok artık.
Gözlerimi açtığımda, o aptal televizyon programını izliyordum.Mut
Arkamı döndüm usulca.
Yansımam bana gülümsüyordu.

2 Haziran
        Mutluyum.
Mutlu.
Mut.
ya da Müt?
(02/06/2016, saat 03:45 de, üniversite öğrencisi olduğu tahmin edilen bir genç kız metronun önüne atlayarak, intihar etti.)
Derin depresyonda olan ve ara ara intihardan bahseden kişiler neşeli bir sürece girerlerse, psikolojide bunun intihar habercisi olduğu söylenir. Çünkü karar verilmiştir. Acı bitmiştir.
Son not mutluluğun notu olarak görünse de değil. Hiç olmadı. Hatta sonda yazılan müt, boş yere anlamına gelir, yazık.
***
"Bitti mi yani?"
"Bitti."
"Ona ne oldu? Gerçek manada soruyorum. O neden öldü?"
"Size bir soru sorayım. Onun ölmüş olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?"
"Ne demek bu? Bütün gazeteler onu yazdı! Toprağa uyurken yanında ben de vardım!"
"Kefenin içini görmeye hiç çalışmadınız ama; tıpkı yaşarken ruhunu görmeye çalışmadığınız gibi."
"Ben anlamıyorum. Tüm bunlar da neyin nesi?!"
"Sadece sizin görmek istediğiniz şeyler, yahut size göstermek istedikleri. Hakiki olanı aramak zordur, bu yüzden size sunulana inandınız. Çünkü insansınız."
"Gerçek olan bu! Ölümü şakaya vuramazsınız!"
"Asla şaka değil! Ölen bir şey var ama neden ceset arıyorsunuz ki? Ruh da ölemez mi?"
"Aklınızı kaçırmış olmalısınız! Hadi diyelim ölen bir ruh olsun. Bunca tantana, merasim... Hepsi bir ruh için mi?"
"Ne yazık! Bir cesede göstermiş olduğunuz özeni, bir ruha göstermenizi dilerdim. Çünkü ölü ruhlarla dolu yürüyen cenazeler dört yanda. Onları göremezseniz, gömemezsiniz."
"Saçmalık. O öldü! Ve siz bu gerçeğe inanmak istemiyorsunuz."
"Sorarım size, bu şehirdeki metro hatlarından hangisi saat 03.45 de hareket halinde?"
"Ne demek bu?"
"Şu demek; şehrimizde o saatte hareket halinde bir metro yokken O, kendini metro raylarına atarak nasıl intihar etti? Boyundan az olan bir yükseklikten atlayıp ölmez kimse."
"Ben.... "
"Onu hiç anlamaya çalışmadınız. Onu yaşarken dinlemediniz. O da ölmeyi tercih etti. Kutlarım sizi, hepiniz katillerisiniz kendi ruhunuzun!"

    Katilleriyiz kendi ruhumuzun!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder