Biraz Huzur...

24 Mayıs 2015 Pazar

Ah, kimseler bilmiyor seni...

   

  İlk başta saatin kaç olduğunu duydum. On ikiyi biraz geçmiş, yani ertesi gün olmuştu. Sonra takvimle buluştu gözlerim.
    24 Mayıs…
    Bugünün benim için önemli olduğunu fark ettim, o anda.
    Önemliydi, çünkü bugün benim için kıymetli birinin doğum günüydü.
    Cennetten gönderilmiş bir meleğin doğum günü.
    İsminin ilk hecesi gibi ulaştığı her yeri ve kıymetini bile herkesi aydınlatacak bir ‘Nur’a sahipti.
    İsminin son hecesi gibi varlığa anlam katan bir ‘Can’a sahipti.
    Nur’a sahip bir Can.
    Can’a sahip bir Nur.
    ‘Nurcan.’
    Herkesin farklı bir önemi vardır, insan kalbinde. Herkes sevilir ama herkes aynı sevilmez. Gelecek ne getirir, bilinmez. Belki pişman olunur, belki unutulur ya da hep aynı olur. Ne olur bilmiyorum ama şunu biliyorum ki ‘Bazı insanlar aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, araya ne kadar mesafe girerse girsin, tekrar karşılaşıldığında, hep aynı hissettirir. Her şey ilk günkü gibi değildir, her şey en çok muhabbet beslediğin zaman gibidir.’
    Bazen nedensiz bir düşünce beynime süzülüyor. Bir acaba çeliyor aklımı. Ama diyorum ki önemli değil. Benim duyduğum muhabbet bana, onunki ona. Karşılıklı bir menfaat beklemiyorum. Ben seviyorum, o da sevsin, demiyorum. Diyemem. Çünkü o zaman samimiyetten riyaya giden bir yola girerim ve sözlerim, doğrudan ziyade yalan olur. Lâkin ben, her ne kadar senin karşında konuşmayı unutsam da, açık sözlüyümdür. Kalbimi tüm berraklığıyla çıkarıp koyuyorum.
    İyi ki doğdun, Kıymetli İnsan!
    Kelimeler kifayetsiz şu anda.
   
    Ama hissediyorsun, inanıyorum.

    ‘Ah seni bilmiyor kimseler  bilmiyor…’

   İyi ki doğdun...

    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder